Yaşadığımız coğrafyada bir devlet geleneği olarak hapishanelerdeki tutsaklara yönelik hak ihlalleri sürüyor. 12 Eylül darbecilerinin Diyarbakır 5 No’lusundan, günümüzün mevcut iktidarı AKP-MHP ittifakının Silivri 5 No’lusuna tutsaklara yönelik işkence ve katliam politikaları sürerken, İsrail’de yayın yapan Jarusalem Post’ta yer alan bir yazı, hapishanelerdeki hak ihlallerinin coğrafyanın sınırlarını aştığı iddiasını ortaya koydu.

Jarusalem Post’tan Jonathan Spyder’ın “Erdoğan’ın Suriye’deki Gizli Hapishaneleri” başlıklı yazısında, Ankara’nın askeri ve idari kontrolü altındaki Kuzey Suriye’de gizli hapishanler olduğu ve burada pek çok kişinin herhangi resmi bir suçlama olmadan tutularak işkenceye maruz bırakıldığı iddia edildi.

Jonathan Spyder’ın haberine göre, bu hapishanelerde tutulan ve sonrasında serbest bırakılan kişilerin ifadeleri tutanak aldına alındı. Spyder kendisine gönderilen dosyada ifade ve fotoğrafların yer aldığını, aynı dosyanın ABD’ye de sunulduğunu ayrıca iki ayrı insan hakları grubunun uzmanlara incelettiği belgelerin doğruluğundan emin olduklarını belirtti.

Bu hapishanelerden birinde tutuklu kalan Nadia Hassan Suleiman, eşinin kaybolduktan iki ay sonra, Haziran 2018’de Afrin’de kendisini ona götüreceklerini söyleyen kişilerin arabasına alındığını, ardından da korkunç günlerin başladığını belirtti. Suleiman bu şekilde iki yıl tutulduktan sonra serbest bırakılmış. Ardında da insan kaçakçıları vasıtasıyla ülkeden ayrılmış.

Nadia Suleiman Suriye’nin kuzeyinde resmi olmayan sayısız hapishane bulunduğunu, kendisi ile birlikte 11 kadının daha tutulduğunu açıkladı. Buraların TSK askeri istihbaratı tarafından yönetildiğini düşünen Suleiman, Türkçe konuşan yetkililer tarafından defalarca sorgulanmış.

Kendisine Esad yönetimine ve PKK’ye yardım suçlaması yöneltildiğini aktaran Suleiman her gün sistematik işkenceye maruz kaldığını ve defalarca tecavüze uğradığını söyledi.

Diğer kadın mahkumların da aynı kötü muameleleri yaşadığını aktaran Suleiman, bu gayriresmi hapishanelerde tutulan çocukların da kötü muamele gördüğünü belirtti. Naida Suleiman kendilerine uyuşturucu haplar verildiğini, elektroşoka maruz kaldıklarını, kışın soğuk sular ile sürekli ıslatıldıklarını anlattı.

ABD Dışişleri Bakanlığı’na da teslim edilen ifadeleri inceleyen Violations Documentation Center ve Zaytouna Project isimli iki insan hakları grubu bu gayriresmi hapishanelerde 2018 yılından beri 8590 kişinin tutulduğuna inanıyor. Bu kişilerden 1500’ü ise kaybolmuş durumda ve akıbetleri bilinmiyor.