tutsak Archives - Barikat Haber https://barikathaber.org/tag/tutsak/ Barikat sokağı kapatır ama yolu açar. Mon, 12 Sep 2022 08:50:26 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9 https://barikathaber.org/wp-content/uploads/2021/12/cropped-barikat-32x32.jpeg tutsak Archives - Barikat Haber https://barikathaber.org/tag/tutsak/ 32 32 Ferhan Yılmaz’ın ailesi Silivri Hapishanesi önünde eylem yaptı https://barikathaber.org/2022/05/ferhan-yilmazin-ailesi-silivri-hapishanesi-onunde-eylem-yapti/ Fri, 06 May 2022 11:34:34 +0000 https://barikathaber.org/?p=35136 Silivri 5 Nolu L Tipi Hapishanesi’nde katledilen Ferhan Yılmaz’ın ailesi, Silivri Hapishanesi önünde katliamın aydınlatılmasını istedSilivri 5 Nolu L Tipi Hapishanesi’nde gardiyanların işkencesiyle katledilen Ferhan Yılmaz’ın ailesi, katliamın hala aydınlatılmamasına hapishane önünde tepki gösterdi. Eylemde, Yılmaz’ın yoğun bakımdaki görüntüleri ve kanlı tabutunun fotoğrafları taşındı. Eyleme destek veren Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Züleyha Gülüm, Yılmaz’ın...

The post Ferhan Yılmaz’ın ailesi Silivri Hapishanesi önünde eylem yaptı appeared first on Barikat Haber.

]]>
Silivri 5 Nolu L Tipi Hapishanesi’nde katledilen Ferhan Yılmaz’ın ailesi, Silivri Hapishanesi önünde katliamın aydınlatılmasını istedSilivri 5 Nolu L Tipi Hapishanesi’nde gardiyanların işkencesiyle katledilen Ferhan Yılmaz’ın ailesi, katliamın hala aydınlatılmamasına hapishane önünde tepki gösterdi. Eylemde, Yılmaz’ın yoğun bakımdaki görüntüleri ve kanlı tabutunun fotoğrafları taşındı.

Eyleme destek veren Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Züleyha Gülüm, Yılmaz’ın katledildiğini ve hapishanelerde pek çok tutsağa işkence uygulandığını vurguladı: “Bunun hesabı sorulmayacak mı? Sorumluları cezalandırılmayacak mı? Cezaevlerinde yaşanan katliamlar son bulmayacak mı?”

“Kardeşim işkenceyle öldürüldü”

Kardeşi Ferhan Yılmaz’ın katledilişine ilişkin soruşturmada hiçbir ilerleme olmadığını hatırlatan Hikmet Yılmaz, diğer tutsakların başına benzer şeyler gelmemesi için mücadele edeceklerini söyledi.

“Benim kardeşim kesinlikle işkence sonucu öldürüldü. Diğer arkadaşları da işkenceye uğradı. Daha sonra başka cezaevlerine nakledildiler. Aileleriyle görüşen mahpuslar, ‘oğlunuz kalp krizi değil, işkence sonucu öldürüldü’ diyor.” şeklinde konuşan Yılmaz, işkenceye dair görüntülerin ortaya çıkarılmasını istedi.

Kaynak: ETHA

The post Ferhan Yılmaz’ın ailesi Silivri Hapishanesi önünde eylem yaptı appeared first on Barikat Haber.

]]>
82 Yaşındaki Hasta Tutsak Ölüme Terk Ediliyor https://barikathaber.org/2022/05/82-yasindaki-hasta-tutsak-olume-terk-ediliyor/ Fri, 06 May 2022 10:14:18 +0000 https://barikathaber.org/?p=35110 İskenderun T Tipi Kapalı Cezaevi’nden İzmir Menemen R Tipi Kapalı Cezaevi’ne 2 ay önce isteği dışında sevk edilen, İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) “Ağır hasta tutuklu” listesinde yer alan 82 yaşındaki Sıddık Güler’in durumu her geçen gün ağırlaşıyor. Ramazan Bayram’ı dolayısıyla Sıddık Güler’in ailesi dün cezaevinde açık görüş gerçekleştirdi. Birçok hastalığı olan ve tedavi edilmeyen, yaşı...

The post 82 Yaşındaki Hasta Tutsak Ölüme Terk Ediliyor appeared first on Barikat Haber.

]]>
İskenderun T Tipi Kapalı Cezaevi’nden İzmir Menemen R Tipi Kapalı Cezaevi’ne 2 ay önce isteği dışında sevk edilen, İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) “Ağır hasta tutuklu” listesinde yer alan 82 yaşındaki Sıddık Güler’in durumu her geçen gün ağırlaşıyor.

Ramazan Bayram’ı dolayısıyla Sıddık Güler’in ailesi dün cezaevinde açık görüş gerçekleştirdi. Birçok hastalığı olan ve tedavi edilmeyen, yaşı nedeniyle de durumu ağırlaşan Sıddık Güler’in görüşüne giden kızı Ayşe Güler, görüş esnasında yaşananları ve babasının paylaşımlarını Mezopotamya Ajansı’na anlattı. Güler, babasının görüşmeci kısmına duvarlara tutunarak geldiğini belirterek, “havalandırmaya çıktığında, tek başına yürümekte zorluk çektiğini, ayakta duramadığını aktardı.

“Görüş sırasında konuşmakta zorlandı”

Ayşe Güler, tek başına yaşamını idame edemeyen babasının 40 gündür sürgün edildiği cezaevinde, 3 kişilik koğuşta tek başına tutulduğunu söyledi. Ayşe Güler, Menemen Cezaevi’ne gönderilen babasının henüz tedavisine de başlanılmadığını ifade etti. Sıddık Güler’in kızı, babasının uzun süre tek başına kalmasından kaynaklı artık diyalog kurmakta zorluk yaşadığını ve görüş sırasında konuşmakta zorluk çektiğini belirtti. Güler, aynı zamanda babasında son süreçte başlayan ve hızla artan unutkanlığının da devam ettiğini kaydetti.

Güler, babasının görüşmeci kısmına duvarlara tutunarak geldiğini ifade etti. Babasının içme suyunu satın almak zorunda olduğunu ve bu nedenle ailenin gönderdiği paranın kısa sürede tükendiğini aktaran Güler, babasının daha önce İskenderun Cezaevi’nde iki kez Covid-19 geçirdiğini hatırlattı.

Sıddık Güler, görüşmede kızına havalandırmaya çıktığında, tek başına yürümekte zorluk çektiğini, ayakta duramadığını aktardı. Güler, ayrıca tek olmasından kaynaklı uzayan saçlarını hasta olmasına rağmen tek başına kesmek zorunda kaldı.

Cezaevine sürgün edildiğinden bu yana henüz avukat görüşmesinin gerçekleşmediğini paylaşan kızı Güler, duyarlılık çağrısında bulundu.

The post 82 Yaşındaki Hasta Tutsak Ölüme Terk Ediliyor appeared first on Barikat Haber.

]]>
Partizanlı tutsak Fırat Akgül’ün tedavi hakkı engelleniyor https://barikathaber.org/2022/04/partizanli-tutsak-firat-akgulun-tedavi-hakki-engelleniyor/ Wed, 27 Apr 2022 12:15:41 +0000 https://barikathaber.org/?p=34310 Elazığ 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishane’de bulunan tutsak Partizanlı Fırat Akgül’ün tedavi hakkı engelleniyor. Yaşadıklarını Yeni Demokrasi gazetesine anlatan tutsak Fırat Akgül uzun zamandır yaşadığı diş rahatsızlıklarından dolayı gittiği hastanede diş doktorunun kelepçeli bir şekilde muayene etme dayatması sonucu tedavi olamadan geri gönderildiği ve daha önce de kelepçe dayatması yapılarak tedavisinin yapılmadığını aktardı. Akgül tedavisinin...

The post Partizanlı tutsak Fırat Akgül’ün tedavi hakkı engelleniyor appeared first on Barikat Haber.

]]>
Elazığ 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishane’de bulunan tutsak Partizanlı Fırat Akgül’ün tedavi hakkı engelleniyor.

Yaşadıklarını Yeni Demokrasi gazetesine anlatan tutsak Fırat Akgül uzun zamandır yaşadığı diş rahatsızlıklarından dolayı gittiği hastanede diş doktorunun kelepçeli bir şekilde muayene etme dayatması sonucu tedavi olamadan geri gönderildiği ve daha önce de kelepçe dayatması yapılarak tedavisinin yapılmadığını aktardı. Akgül tedavisinin engellenmesi ve kelepçeli muayene dayatması nedeniyle suç duyurusunda bulundu.

Akgül yaşadığı sorunları şöyle aktardı: “Uzun süredir yaşadığım diş sorunları nedeniyle yaklaşık bir ay önce hastaneye gittim. O gün kampüs hastanesinde görevli olan diş doktoru kelepçeli bir şekilde muayene etmeye çalışınca kabul etmedim. Kelepçesiz bir şekilde muayene edilme hakkımın olduğunu ve kelepçeleri açtırmasını istediğimde ‘ister açtırırım, ister açtırmam’ deyip tedavi etmeden geri gönderdi. Daha önce de kelepçe dayatması yüzünden tedavim yapılmadı. Bu konuya dair Sağlık, Adalet Bakanlıklarına yazdım. Suç duyurusunda da bulundum. Ama gelinen aşamada olumlu bir geri dönüş olmadı. Yaptığım suç duyurularını savcılık, ‘işleme konulmama’ kararı almıştı. Gerekçeleri ise kelepçelerin açılıp açılmaması doktorun inisiyatifinde olduğu ve görevli hekimin kelepçenin açılıp açılmayacağı tutsağın davranışlarına göre karar vereceği vb. diye belirtiyorlar. Ama doktorun kendini güvende hissetmeyeceği herhangi bir tutum ve davranışta bulunma gibi bir şey söz konusu değil. Kaldı ki hiç kimsenin kelepçesini açmıyorlar. Bu, doktorun kendini güvende hissetmesiyle alakalı bir şey değil. Suçlu olarak görüp, birtakım ön yargılarla böylesi keyfi uygulamalara giderek tedavi hakkımızı engelliyorlar.”

The post Partizanlı tutsak Fırat Akgül’ün tedavi hakkı engelleniyor appeared first on Barikat Haber.

]]>
Hapishane Hak İhlalleri Raporu: Çıplak aramaya direnen tutsaklara işkence https://barikathaber.org/2022/04/hapishane-hak-ihlalleri-raporu-ciplak-aramaya-direnen-tutsaklara-iskence/ Wed, 27 Apr 2022 11:59:18 +0000 https://barikathaber.org/?p=34303 Marmara Bölgesi hapishanelerinde son üç ayda tutsaklara yönelik hak ihlallerini raporlaştıran İHD İstanbul Şubesi, çıplak arama işkencesine karşı çıkan tutsakların işkenceye uğradığını, gardiyanların tarafından ölüm tehdidine maruz kaldığını, intihara sürüklendiğini belirtti. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, Marmara Bölgesi hapishanelerinde ocak-şubat-mart aylarında yaşanan hak ihlallerine ilişkin hazırladıkları raporu dernek binasında yaptıkları basın toplantısıyla...

The post Hapishane Hak İhlalleri Raporu: Çıplak aramaya direnen tutsaklara işkence appeared first on Barikat Haber.

]]>
Marmara Bölgesi hapishanelerinde son üç ayda tutsaklara yönelik hak ihlallerini raporlaştıran İHD İstanbul Şubesi, çıplak arama işkencesine karşı çıkan tutsakların işkenceye uğradığını, gardiyanların tarafından ölüm tehdidine maruz kaldığını, intihara sürüklendiğini belirtti.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, Marmara Bölgesi hapishanelerinde ocak-şubat-mart aylarında yaşanan hak ihlallerine ilişkin hazırladıkları raporu dernek binasında yaptıkları basın toplantısıyla açıkladı.

Tutsaklara yönelik saldırılar sürüyor

ETHA’nın haberine göre, İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, üç ay boyunca tutsaklara yönelik fiziki saldırılar, tehdit, darp, çıplak arama, baskın hücre aramaları yoluyla işkence, ırkçı ayrımcı yaklaşımlar, ölümle tehdit, politik tutsakların yanına itirafçı tutsakların konularak provokasyon ortamı yaratılması, tutsakların infazlarının yakılması, gardiyanların hücrelere ip atarak “intihar edin” baskısı yapılması, politik tutsakların bağımsızlar koğuşuna geçmeye zorlanması, askeri nizamda tek sıra halinde ayakta sayıma zorlanma, sağlık ve tedavi hakkı alanındaki ihlallerin, keyfi yasak ve uygulamalarla devam ettiğini belirtti.

Covid-19 salgını bahanesiyle hapishanelerde bütün sosyal haklara getirilen kısıtlamaların devam ettiği, tecrit ve izolasyonun derinleştiğini, kalıcı hale getirildiğini söyleyen Yoleri, “Covid salgını sürecinde yaşanan hastane randevularının iptali, kelepçeli muayene ve olumsuz karantina uygulamaları nedeniyle hastaneye sevkler ve tedaviye erişimde yaşanan sorunlar hasta mahpusların yaşamlarını yitirmelerini hızlandırmıştır. Görüşlere getirilen kısıtlamalar artarak devam etmiş, ayda dört kez olan kapalı görüş 2’ye, ayda bir kez bir saat olan açık görüş yarım saate düşürülmüştür. Hasta mahpuslara halen yeterli beslenme sağlanmamaktadır. Hücre ve üst aramalarında gardiyanlar maske ve eldiven kullanmamakta, mesafeyi korumamakta, uyarıda ya da itirazda bulunan mahpuslara disiplin soruşturmaları başlatılmaktadır. Mahpuslara maske takma zorunluluğu varken, gardiyanlar maskesiz ve hiçbir önlem almayarak mahpusların sağlıklarını tehlikeye atmayı sürdürmektedirler” dedi.

“En yoğun yaşanan sorunlardan birisi çıplak arama işkencesi”

Bu dönemde en yoğun yaşanan sorunlardan birinin de çıplak arama işkencesi olduğunu ve bu uygulama sırasında tutsağın ağzının içine bakılmak istendiğini, çıplak arama işkencesini reddeden tutsaklara ise işkence uygulandığını, giysilerinin parçalanarak çıkarıldığı, tutsaklardan diz çökmesi istendiğini kabul etmediklerinde ise hapishanenin kamera olmayan bölümlerine götürülerek işkence yapıldığını aktaran Yoleri, “Mahpuslar karantina uygulaması adı altında tek başlarına hücrelere konularak aylarca buralarda tek başına bırakılmış, sistematik bir uygulama olan tecrit uygulaması ağırlaştırılmıştır. Ayrıca, mahpuslara görevli memura direnmekten davalar açılmış, mahpusun yaptığı şikayetlere ise ‘kovuşturmaya yer yoktur’ cevabı verilmiş, dosyalar kapatılmıştır” diye konuştu.

“Tahliyeleri engelleniyor”

Pandemi sürecinin hak gaspları için fırsat olarak kullanıldığını belirten Yoleri, “Bu uygulamalar mahpusun sadece sosyalleşmesini değil, sosyal dayanışma, kültürel gelişim, dışarıda olan biteni anlama, kendisini geliştirecek düşünsel araçlara ve bilgiye erişme imkanlarını da ortadan kaldırmış, mahpusu sert bir şekilde dışarıdan izole etmiş, yalnızlaştırmıştır. Hapishanelerde yaşanan ağır sorunlardan biri de tahliyesi gelmiş ya da açık cezaevine gitmesi gereken mahpusların olumsuz ‘iyi hal’ değerlendirmesi adı altında bu haklarından mahrum bırakılmaları olmuştur. Mahpusların hangi koğuşta kaldıkları, görüşçülerinin kimler olduğu, kimin para yatırdığı, okuduğu kitaplar, halay çekmesi, kutlama ya da anmaya katılması, türkü söylemesi vb. durumlar dahi iyi hal değerlendirmesi sırasında ölçüt olarak kullanılmakta, mahpusun tahliyesi verilen olumsuz raporlarla engellenmektedir” ifadelerini kullandı.

Hapishanelerin tümünde disiplin cezaları, süreli/süresiz yayınlar ve kitap yasakları ile mektup yasakları, resmi kurumlara yazılan yazılar ve suç duyurusu dilekçelerinin gönderilmemesi, sohbet ve spor haklarının kullandırılmaması, hücre havalandırmalarından yeterince yararlanamamaları, hapishane kantinlerinde yüksek fiyat, çeşit azlığı, sadece belli markaların bulunması, bazı ihtiyaç malzemelerinin kantinde satışının yasak olması ve bu ihtiyaçların dış kantinden karşılanmaması sorunlarının devam ettiğini dile getiren Yoleri, şöyle devam etti: “Diğer bir sorun ise infaz koruma memurlarının, müdürlerin mahpuslara dönük küfür, hakaret kötü muameleyle ortamı sürekli germeleridir. Mahpuslara düşmanca davranış ve keyfiyet had safhaya varmış bulunmaktadır. Hücre aramalarında covid tedbirlerini almamaları, hücrelere baskın aramalar, gece hücre araması yapılmak istenmesi, haftada iki kez hücre araması yapılması, aramalara gardiyanlarla birlikte polis ve istihbarat elamanlarının girmesi, eşyaların kırılması, dağıtılması, kişiler hedef alınarak hücrelerine baskın yapılması, Adalet Bakanlığının emriyle denilerek mahpusun tek kişilik hücreye konması, yine aile ve avukat görüşlerinde yaşanan sorunlar, görüşlerde iki kişi ziyaretçi sayısının iki kişi ile kısıtlaması, görüşe gelecek kişinin ‘görüşme yeteneğine sahip olması’ şartı ve görüşe gelecek kişinin gelmeden belli bir süre önce geleceğini bildirmesi zorunluluğu gibi yeni yeni zorlamalar da devreye sokulmuştur.”

Önemli sorunlarından bir diğerinin; tek kişilik hücrelerden oluşan, kapıların merkezi sistemle açılıp kapandığı, tuvaletle tutsağın kaldığı yerin birbirinden ayrılmadığı, ayakta sayımın dayatıldığı, tutsaklardan gardiyanlara “başkan” ya da “abi” diye hitap etmelerinin istendiği, tutsağın duvar dibinde yürümesinin istendiği yerler olan S tipi hapishaneler olduğunun altını çizen Yoleri, “Mahpusların derneğimize erişimine getirilen sınırlamalara ve çıkarılan güçlüklere rağmen yapılan başvurular, sorunların raporumuza yansıyabilenden çok daha fazla olduğuna işaret etmektedir” diye konuştu.

The post Hapishane Hak İhlalleri Raporu: Çıplak aramaya direnen tutsaklara işkence appeared first on Barikat Haber.

]]>
Ölüm orucuna destek eylemine saldırı https://barikathaber.org/2022/04/olum-orucuna-destek-eylemine-saldiri/ Wed, 27 Apr 2022 11:21:03 +0000 https://barikathaber.org/?p=34288 TAYAD’lı aileler, adil yargılanma talebiyle ölüm orucunda olan tutsaklar Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın taleplerinin karşılanması için Ankara’ya yürüyüş başlatacaklarını duyurmuştu. 25 Nisan günü İstanbul Kartal Meydanı’nda başlayacak yürüyüşe polis saldırmıştı. Dün (26 Nisan) tekrar aynı yerden basın açıklamasıyla yürüyüşe başlamak isteyen TAYAD’lı ailelere yine polis saldırdı. TAYAD’lı aileler saldırı üzerine şu açıklamayı yaptı: “25...

The post Ölüm orucuna destek eylemine saldırı appeared first on Barikat Haber.

]]>
TAYAD’lı aileler, adil yargılanma talebiyle ölüm orucunda olan tutsaklar Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın taleplerinin karşılanması için Ankara’ya yürüyüş başlatacaklarını duyurmuştu.

25 Nisan günü İstanbul Kartal Meydanı’nda başlayacak yürüyüşe polis saldırmıştı. Dün (26 Nisan) tekrar aynı yerden basın açıklamasıyla yürüyüşe başlamak isteyen TAYAD’lı ailelere yine polis saldırdı. TAYAD’lı aileler saldırı üzerine şu açıklamayı yaptı:

“25 Nisan Pazartesi günü (dün), Gökhan Yıldırım ve Sibel Balaç için İstanbul Kartal Meydanı’ndan Ankara’ya yürümek isteyen Gökhan Yıldırım’ın abisi Erkan Yıldırım ve Feridun Osmanağaoğlu gözaltına alınmıştı. Kartal Meydanı’na tekrardan çıkarak yürüyüşe devam edeceğimizi ilan etmiştik. Bugün tekrardan açıklama yapmak için Kartal Meydanı’na çıkmak isteyen Erkan Yıldırım, Hüseyin Kütük ve Muhammet Akyıldız gözaltına alınmıştır.

Gözaltılar derhal serbest bırakılsın!”

The post Ölüm orucuna destek eylemine saldırı appeared first on Barikat Haber.

]]>
Cami imamı Mehmet Sevinç’in cenazesini yıkamadı https://barikathaber.org/2022/04/cami-imami-mehmet-sevincin-cenazesini-yikamadi/ Fri, 08 Apr 2022 14:20:56 +0000 https://barikathaber.org/?p=31935 Cezaevinde yaşamını yitiren tutuklu Mehmet Sevinç’in cenazesi, getirildiği camide imam tarafından “yasak” olduğu gerekçesiyle yıkanmadı, cenaze aracı da verilmedi. Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, Manisa Akhisar T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Mehmet Sevinç (63), 3 Nisan’da şüpheli şekilde geçirdiği beyin kanaması sonucu kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Sevinç’in cenazesi, İzmir Adli Tıp Kurumu’nda (ATK) otopsi işlemleri bittikten...

The post Cami imamı Mehmet Sevinç’in cenazesini yıkamadı appeared first on Barikat Haber.

]]>
Cezaevinde yaşamını yitiren tutuklu Mehmet Sevinç’in cenazesi, getirildiği camide imam tarafından “yasak” olduğu gerekçesiyle yıkanmadı, cenaze aracı da verilmedi.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, Manisa Akhisar T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Mehmet Sevinç (63), 3 Nisan’da şüpheli şekilde geçirdiği beyin kanaması sonucu kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Sevinç’in cenazesi, İzmir Adli Tıp Kurumu’nda (ATK) otopsi işlemleri bittikten sonra dün ailesine teslim edildi. Sevinç’in cenazesi, dün Adnan Menderes Havaalanı’ndan kargo uçağıyla Sabiha Gökçen Havaalanı’na getirildi.

Cenaze aracı verilmeyen aile, cenazeyi kendi imkanlarıyla dün gece Kocaeli’nin Darıca ilçesine bağlı Piri Reis Mahallesi’nde bulunan Piri Reis Camisi morguna getirdi. Sevinç’in cenazesi, kılınacak öğlen namazına müteakip Darıca Nene Hatun Mezarlığı’nda defnedilmesi için yola çıkarıldı.

Polis, Darıca ilçe girişinde Sevinç’in cenaze konvoyunu durdurarak, aileye slogan atılmaması yönünde tehditlerde bulundu.

İmam cenazeyi yıkamadı

Piri Reis Camisi’ne getirilen Sevinç’in cenazesi, imam tarafından “yasak” olduğu gerekçesiyle yıkanmadı, dini vecibeleri yerine getirilmedi. Ailenin kendi imkanlarıyla getirdiği bir imam, Sevinç’in cenazesini yıkadı, dini vecibelerini yerine getirdi.

Cenazeye katılmak için araçlarıyla gelen kişilere, cami bahçesi etrafında araçlarını park ettikleri gerekçesiyle para cezası kesildi.

Gazeteciler engellendi

Cenazeyi takip etmek için camiye giden Mezopotamya Ajansı (MA) ve JINNEWS muhabirleri de engellenmeye çalışıldı. Gazetecileri ablukaya alan polis, kimlik kontrolü ve ince arama yaparak gazetecilere sözlü ve fiziki şiddet uyguladı. Polis, haber takibi yaptırmayacağı tehdidinde bulunduğu gazetecileri alandan uzaklaştırdı.

Polis ablukasında öğle namazına müteakip kılınan namazın ardından Sevinç’in cenazesi, Darıca Nene Hatun Mezarlığı’na defnedilmek üzere yola çıkarıldı. Bu sırada aile ağıtlar yaktı.

The post Cami imamı Mehmet Sevinç’in cenazesini yıkamadı appeared first on Barikat Haber.

]]>
Böbrekleri iflas eden tutsağa ATK’den hapishanede kalabilir raporu https://barikathaber.org/2022/04/bobrekleri-iflas-eden-tutsaga-atkden-hapishanede-kalabilir-raporu/ Sat, 02 Apr 2022 13:46:40 +0000 https://barikathaber.org/?p=31283 Adli Tıp Kurumu’nun “hapishanede kalabilir” raporu verdiği hasta tutsak Fırat Nebioğlu’nun böbrekleri iflas etti. Nebioğlu, diyaliz tedavisi görüyor. Yeni Demokrasi’nin haberine göre, aynı zamanda görme ve işitme gibi sağlık sorunları da yaşayan Nebioğlu, tutsaklığı boyunca sırasıyla Batman, Gümüşhane ve Elâzığ hapishanelerine sevk edildi. Adli Tıp Kurumu (ATK), sağlık sorunlarına rağmen 16 Kasım 2021 tarihinde Nebioğlu’na...

The post Böbrekleri iflas eden tutsağa ATK’den hapishanede kalabilir raporu appeared first on Barikat Haber.

]]>
Adli Tıp Kurumu’nun “hapishanede kalabilir” raporu verdiği hasta tutsak Fırat Nebioğlu’nun böbrekleri iflas etti. Nebioğlu, diyaliz tedavisi görüyor.

Yeni Demokrasi’nin haberine göre, aynı zamanda görme ve işitme gibi sağlık sorunları da yaşayan Nebioğlu, tutsaklığı boyunca sırasıyla Batman, Gümüşhane ve Elâzığ hapishanelerine sevk edildi. Adli Tıp Kurumu (ATK), sağlık sorunlarına rağmen 16 Kasım 2021 tarihinde Nebioğlu’na “hapishanede kalabilir” raporu vermiş, ATK’nin kararı sonrası Nebioğlu’nun sağlık durumu daha da kötüleşmişti. Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Nebioğlu’na, iki böbreğini kaybetme riski olduğu için 7 Mart’ta “hapishanede kalamaz” yönünde rapor verildi.

İkinci kez “hapishanede kalabilir” raporu

Nebioğlu, raporun hapishaneye gönderilmesi üzerine 14 Mart’ta İstanbul ATK’ye sevk edildi. Nebioğlu, buradaki işlemlerinin ardından 24 Mart’ta tekrar aynı hapishaneye gönderildi.

25 Mart’ta hapishanede ailesi ile görüşen Nebioğlu, kendisine “hapishanede kalabilir” raporu verildiği bilgisini paylaştı. Nebioğlu, ATK sürecini şu şekilde aktardı:

ATK’ye gittiğimizde muayene yapılmadan sadece kan örneği alındı. Götürüldüğümüz gibi geri getirildik. Sadece kan örneği alarak karar verdiler. Daha sonra cezaevinde kalabilir raporunu gönderdiler. Böbreklerim iflasın eşiğine gelmiş durumda. Yaşamımı zor idame ediyorum. Ancak bu rapor verildi. Bana bir şey olursa sorumlusu beni muayene etme gereği duymadan bu kararı veren ATK’dir.

Böbrekleri iflas etti

Nebioğlu, ailesi ile yaptığı görüşmenin üzerinden 4 gün geçtikten sonra bir kez daha fenalaşarak Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastane doktorları, 31 Mart’ta aileye Nebioğlu’nun böbreklerinin iflas ettiği yönünde bilgi verdi. Nebioğlu’nun şu an diyaliz tedavisi gördüğü öğrenildi.

Anne Rahime Nebioğlu: Ölüme sürükleniyor

Anne Rahime Nebioğlu, ATK’nin oğlunu ölüme sürüklediğini belirtti. Yaşanan “zulmün” son bulmasını isteyen anne Nebioğlu, yaşamı tehlikede olan oğluna ATK tarafından “hapishanede kalabilir” raporu verilmesine tepki gösterdi.

Anne Nebioğlu, onca başvuru ve uyarılara rağmen oğlunun hapishanede böbreklerini kaybettiğine işaret ederek, “Çocuğum daha çocukken hukuksuz bir şekilde gözaltına alındı. Hastalığı cezaevinde daha da arttı. Önlem alınmadığı için böbreklerini kaybetti. ATK iki defa cezaevinde kalabilir raporu verdi. Bu nasıl bir vicdansızlıktır” şeklinde tepki gösterdi.

The post Böbrekleri iflas eden tutsağa ATK’den hapishanede kalabilir raporu appeared first on Barikat Haber.

]]>
Anarşist Tutsaklarla Dayanışmak İçin Hapishane Şirketine Kundaklama Eylemi https://barikathaber.org/2022/03/anarsist-tutsaklarla-dayanismak-icin-hapishane-sirketine-kundaklama-eylemi/ Wed, 30 Mar 2022 11:39:44 +0000 https://barikathaber.org/?p=30746 23 Mart Çarşamba gecesi, anarşist tutsaklarla dayanışma amacıyla Almanya’nın başkenti Berlin’in doğu kısmında bir semt olan Prenzlauer Berg semtinde SPIE şirketinin bir arabasına kundaklama eylemi gerçekleştirildi. SPIE şirketi, uluslararası olarak hapishanelerin yapımında ve işletilmesinde sorumluluk alan ve devletin gözetim amaçlı kullandığı çeşitli teknolojilerde üzerinde çalışıyor. Eylemin üstlenildiği bildirinin çevirisi şöyle: 23 Mart Çarşamba gecesi, Prenzlauer...

The post Anarşist Tutsaklarla Dayanışmak İçin Hapishane Şirketine Kundaklama Eylemi appeared first on Barikat Haber.

]]>
23 Mart Çarşamba gecesi, anarşist tutsaklarla dayanışma amacıyla Almanya’nın başkenti Berlin’in doğu kısmında bir semt olan Prenzlauer Berg semtinde SPIE şirketinin bir arabasına kundaklama eylemi gerçekleştirildi. SPIE şirketi, uluslararası olarak hapishanelerin yapımında ve işletilmesinde sorumluluk alan ve devletin gözetim amaçlı kullandığı çeşitli teknolojilerde üzerinde çalışıyor.

Eylemin üstlenildiği bildirinin çevirisi şöyle:

23 Mart Çarşamba gecesi, Prenzlauer Berg’de SPIE şirketine ait bir aracı ateşe verdik. SPIE, tam gözetim ve kontrol amacıyla hapishanelerin ve diğer tesislerin inşası ve işletilmesinde uluslararası düzeyde yer almaktadır.

Eğitim kurumları, parklar, ulaşım altyapısı ve tüketici caddeleri, özel ve devlet güvenlik sistemlerinin elektronik gözleri ve sensörleri altında disiplin yerleri haline geliyor. Halk örgütlenip kendi yaşamını şekillendirebilecekken, kapitalizm altında kendilerine izin verilmeyen şeyleri direnerek alabilecekken, SPIE gibi şirketler teknolojik saldırıya katkıda bulunuyor. Özgürlüğün düşmanlarına çok az söz söyleniyor. Arabalarını yakalım, altyapılarını bozalım!

Bu eylemle birlikte, Selanik Üniversitesi’nin kontrol edilemezliği ile ve orada bulunan Biologica işgal evinin zulüm gören savunucularıyla, tutsak edilen Thanos Chatziaggelou, Georgia Voulgari, Panos Kalaitzis ve Dimitris Chatzivasiliadis ile dayanışmamızı duyuruyoruz.

Alman devleti baskısının odağındaki Ella ve Lina ile ve Fransız hapishane sisteminin kontrolü altındaki Claudio Lavazza ile, dünyadaki tüm tutsak militanlarla dayanışmamızı ilan ediyoruz.

The post Anarşist Tutsaklarla Dayanışmak İçin Hapishane Şirketine Kundaklama Eylemi appeared first on Barikat Haber.

]]>
Anarşist Tutsak Claudio Lavazza ile Röportaj (Çev. Barikat Haber) https://barikathaber.org/2022/03/anarsist-tutsak-claudio-lavazza-ile-roportaj-cev-barikat-haber/ Tue, 29 Mar 2022 15:58:03 +0000 https://barikathaber.org/?p=30535 Radiocane’nin sitesinde yayınlanan, Actforfreedom projesi tarafından İngilizce’ye çevrilen, İtalya’da ve dünyanın çeşitli yerlerinde silahlı eylemlerde bulunduğu, kamulaştırma yaptığı, diğer yoldaşlarını özgürleştirdiği, anarşist olduğu için tutsak edilen, serbest bırakılması gerekirken kasıtlı şekilde tutsaklığı sürdürülen Claudio Lavazza ile yapılan telefon röportajının çevirisini sizlerle paylaşıyoruz. “Şu an serbest bırakılmış olmam gerekirdi, savcı kasıtlı hata yaptı” Soru: Dinleyiciler muhtemelen...

The post Anarşist Tutsak Claudio Lavazza ile Röportaj (Çev. Barikat Haber) appeared first on Barikat Haber.

]]>
Radiocane’nin sitesinde yayınlanan, Actforfreedom projesi tarafından İngilizce’ye çevrilen, İtalya’da ve dünyanın çeşitli yerlerinde silahlı eylemlerde bulunduğu, kamulaştırma yaptığı, diğer yoldaşlarını özgürleştirdiği, anarşist olduğu için tutsak edilen, serbest bırakılması gerekirken kasıtlı şekilde tutsaklığı sürdürülen Claudio Lavazza ile yapılan telefon röportajının çevirisini sizlerle paylaşıyoruz.

“Şu an serbest bırakılmış olmam gerekirdi, savcı kasıtlı hata yaptı”

Soru: Dinleyiciler muhtemelen biyografinizi okuyarak İspanyol hapishanelerinde geçirdiğiniz uzun süre boyunca yaşadığınız olayları öğrenme fırsatına sahip olmuşlardır. Şimdi Fransa’da tutuklu kalmanıza yol açan davayla başlayalım. Bu vaka hangi gerçeklere atıfta bulunuyor?

Lavazza: Evet, silahlı soygun ve adam kaçırma suçundan 8 Kasım 2019’da Paris Ceza Mahkemesi tarafından 10 yıl hapis cezasına çarptırıldım. Bu ceza yakın zamanda, bir hafta önce beş yıla indirildi. Ve serbest bırakılma tarihim 16 Mayıs 2025 olarak planlandı, yani bundan üç yıl sonra. Bunun nedeni, Mont-de-Marsan Savcılığı tarafından İspanyol sisteminde cezaların toplanması için yasal sınır olarak 25 yerine 30 yıldan başlayarak ceza indirimi kredilerinin hesaplanmasıdır. Bu sınır Cumhuriyet Savcılığı tarafından belirlenmiş olsaydı, bu sınır uygulanmış olsaydı, derhal tahliye edilmem gerekirdi. Bunun yerine fikrini değiştirdi, çünkü artık Fransız yasalarının uygulanması gerektiğine karar verdi. Avukatımın size daha önce bir mektupta söylediği gibi, iki kat yanlış bir analiz. Yalnızca anlaşılması için açıklandığı şekliyle, teknik olarak Fransız ceza kanunun 132-21-1. maddesine göre, aslında hükümlünün durumunu ağırlaştırmamak kaydıyla Avrupa Birliği’nin cezai yargı yetkileri tarafından verilen mahkumiyetler dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış olsaydım, Fransız hukukundaki 30 yıllık birikimin yasal sınırı “geçerli” olacaktı. Cezam 30 yıl olsaydı bu sınır 20 yıla indirilirdi ama 25 yıl oldu! Yani savcının kasıtlı hatası ortada. Fransız Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 362-2. maddesidir. Teknik olarak anlamak oldukça basit ama arkasında özgürlüğe karşı çıkan bir siyasi irade olduğunda her şey kinci oluyor.

Soru: Fransa’da çekilecek geri kalan cezayla ilgili durumunuzu, özellikle savunma avukatınızla ilgili durumunuzu bize güncelleyebilir misiniz – Fransız adalet sisteminin bu serüveni uzatma girişimleriyle yüzleşmek için hangi prosedürü kabul ettiniz?

Lavazza: Avukatla benimsediğimiz prosedür, daha önce size bahsettiğim Savcıya sunulan bir mektuptur. Daha sonra Pau Cumhuriyet Savcılığı’na temyiz başvurusu yapıldı ve şimdi hakimlerin vereceği yanıtı bekliyoruz. Kısacası savcı kendini bir yükten kurtardı ve benim salıverilmemin sorumluluğunu Pau Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Temyiz Mahkemesi’ne verdi. Sadece sorumluluk almak istemiyordu. Fransa’daki tutukluluğumun başında bunu yapsaydı, 9 ay beklemek yerine bizi bir çok baş ağrısından kurtarırdı. Evet, çünkü başlangıçta, 12 Kasım 2021 tarihinde Madrid’deki irtibat sulh hakimine gönderdiği bir mektupta, İspanyol hukukunda cezaların yığılması için yasal sınır 25 yıl ise, beni derhal serbest bırakmak zorunda olduğunu itiraf etti. İspanyol hukukunun uygulanma şansı olduğunu varsaydı. Açıkçası, röportajın başında söylediğim gibi, fikrini tamamen değiştirdi. Yapılan itiraz dilekçesini, mektubumu Savcılığa göndereceğim. Ayrıca, ciddi olarak değerlendirdiğim bir öneri, avukatımın paralel olarak şartlı tahliye tedbiri ve cezaların “devamı”nı isteme önerisi var. Ama önce Audience of Pau jürisinin ne dediğini bekleyelim, sonra göreceğiz.

“Yasaları ‘es geçenler’ biz değil, bu yasaları yapanlardır”

Soru: Bir yanda temyiz ve yargı süreçlerini, diğer yanda bir an önce salıverilmenizi isteyenlerin dayanışma seferberliğini gördük. Dışarıda yapılabilecekl şeylerin, sizi hala parmaklıklar ardında tutanların kararlarını etkilediğini düşünüyor musunuz?

Lavazza: Dayanışma seferberliği… bu güzel! Çok güzel! Yazıları ve basılı posterleri okudum… hepiniz çok iyi iş çıkardınız! Benimkine çok benzer bir davada zaten tanınan kanun maddelerini uygulamalarını sağlamak için kullanılacak stratejiye katıldığım, ve avukatımın “Frigerio” meselesini Versailles Temyiz Mahkemesinden bazı zorluklarla elde ettiği bir davalar deryasındayız diyebilirim. Daha dün avukatım, benimkine biraz benzeyen başka bir davanın ikinci cümlesini buldu ve onu Pau yargıçlarına gönderdi. Bu dava durumu beni güldürüyor… İktidar sisteminin yasallığı bizim doğamızda yok ve her zamanki gibi midemizi bulandırıyor. Ama yine de size, yasaları “es geçenlerin” biz değil, bu yasaları yapanlar olduğunu gösteriyoruz.

Soru: İspanya’ya geri dönelim. O ülkedeki tutukluluğunun sonunda, bir sınır dışı etme kararına çarptırıldın. Bu hüküm hakkında bize biraz detay verebilir misiniz? Karşı çıkmak veya iptal etmek için yasal işlem yaptınız mı?

Lavazza: Başta evet, ilk zamanlarda daha İspanya’dayken bana atanan bir kamu avukatıyla bazı girişimlerde bulunduk ama sonra buraya, Fransa’ya gönderildim ve şu an için bu anlamda bir şey yapmadık. Bunun zamanı geldiğinde yapılacağını düşünüyorum; şu anda başka baş ağrılarım var.

Soru: Pişman olmayan siyasi mahkumlar için geçmişte olduğu gibi uygulanan özel kanunların yanı sıra devletin tüm düşmanlıklarına izin verilen bir istisna rejimi yarattığını not ediyoruz. Bunun yakın zamanda Yunanistan’da da olduğunu gördük, Dimitris Koufondinas’ın açlık grevinde olanların, sizin davanızda da tekrar olduğunu görüyoruz. Sizce siyasi tutsakların ve anarşist hareketin tepkisi ne olmalı? Siyasi tutsakların en azından tanınan haklarının uygulanmasını sağlamak için uluslararası bir mücadele nasıl organize edilebilir sizce?

Lavazza: Öncelikle şunu söylemeliyim ki protesto ve seferberliklere ağırlık vermeliyiz, daha önce de söylediğim gibi, benim özelimde iyiler, hatta kendimi daha az yalnız hissettiren çok sayıda dayanışma mektubu alıyorum. Aslında bunca yıl hapiste hiç yalnız kalmadığımı da söylemeliyim. Ancak bu sefer hepinizin bana verdiği dayanışma en önemli şey, çünkü bu özgürlükle ilgili. Ve bu fırsatı herkese teşekkür ederek değerlendiriyorum. O kadar çok mektup varki bilemiyorum… onları almaktan bıkacaklar, sonuçta daha fazla sinirlenmesinler diye yargıçlardan beni göndermelerini isteyecek olan ceza infaz makamları olacak. Seferberliklere gelince, genel olarak, her birimizin bu alanda nasıl hareket edileceğini bildiğini düşünüyorum. Benim durumum aşırı değil, tamam, aradan seneler, 25 sene geçti ve bir kanun maddesini tanımıyorlar, genelde böyle yapıyorlar ve bu yüzden… her birimiz kendi kişisel durumumuzu değerlendirmeliyiz. Prensip olarak, protestoların, bu yasal bakış açısıyla seferberliklerin tamamen mantıklı olduğunu düşünüyorum, değil mi? Dahası, hayatım için yakın bir tehlike durumunda değilim, açlık grevinde değilim, son anlarımı yaşamıyorum, ciddi bir hastalığım yok. Yani benim durumumda böyle bir aciliyet yok diyelim. Geriye sadece beklemek, sabretmek ve bu hukuki zeminde hareket etmek kalıyor, şimdilik elbette. Yani evet, bekleyemeyen yoldaşlar var, hayatları tehlikede ve bu nedenle belki biraz daha siyasi baskı yapmamız gerekiyor. Ama benim özel durumumda bunun çok iyi olduğunu düşünüyorum.

Savaşan kaybedebilir, savaşmayan zaten kaybetmiştir”

Soru: Bu konuşmayı bitirmeden önce, son olarak yaşamakta olduğunuz günlük hapishane hayatı dünyasına geri dönelim. Varsa, Fransız ve İspanyol hapishane sistemleri arasında ne gibi farklılıklar görebiliyorsunuz? Tanışma fırsatı bulduğunuz cezaevi nüfusunuda herhangi bir farklılık fark ettiniz mi?

Lavazza: Temelde Fransız ve İspanyol cezaevleri arasındaki farklar… Şu anda İspanya’da olduğu gibi bir “saygı modülünde”yim ve hiç de fena değil. Buradaki fark, abartılı idari yavaşlıktır. Fransa, haklarınızın tanınması için çok sabırlı olmanız gereken ülkedir. Burada, dünyanın her yerinde olduğu gibi, cezaevinden bahsetmişken, cezaevine girmemenin en iyi yolu hiç girmemektir ama içindeyseniz, eski günleri hatırlayarak söylemek isterim ki, “Savaşan kaybedebilir, savaşmayan zaten kaybetmiştir”. Mahkumlarla farklılıklar… Temelde büyük bir fark yok. Adaletsizliklere kendi imkanlarıyla karşı çıkan insanların, mahkûmların olduğu kişisel durumlar vardır ama bunlar her zaman bireysel ve izole durumlardır. Adaletsiz durumlar karşısında herkesin ilgi gösterdiği, telsizleri kapatan, otobüsleri durduran bir grup yok… Şu an burada bulunduğum yerde böyle bir şey görmedim. Denetim ve baskı düzeyindeki idari farklılıklar… örneğin burada mektuplar açık olarak teslim ediliyor, yani kapatılamıyor, çünkü okuyup fotokopisini çekip yargıca gönderiyorlar. Yabancı dilde ise çevirip alıcıya gönderiyorlar. Ancak İspanya’da bu mektupların açılmasına yalnızca yargıç izin verebilir. Adli bir bakış açısıyla, eğer diş ağrınız varsa, dişinizi çekmeden önce… iyi geceler… aylar geçer. İspanya’da ücretli bir servis var, çok ağrınız varsa bu yola başvurabilirsiniz, elli avroya dişinizi çekerler. Ancak burada bu hizmet yok ve ağrı kesicilerin gelmesini beklemeniz gerekiyor. Aşırı kalabalık bir dönem vardı. Yalnız bir hücredeydim, küçük bir hücrede, bana başka bir mahkumla birlikte yatacağım söylendiğinde, hücrede sadece bir yatak olduğu için yerde uyumaya zorlandım. Bu yüzden her gece kimin yatakta, kimin yerde yatacağını görmek için kura çektik. Avukattan bunu gardiyana ve hapishane patronlarıyla ilgilenen enstitüye rapor etmesini istedim. Dört gün sonra cevap aldım, modülümü değiştirdiler ve şimdi herkes gibi bir hücrede yalnız yaşıyorum. Avukatı harekete geçirdiğinizde idare sizi dikkate alır ama avukatınız yoksa sadece çimlerin büyümesini seyredebilirsiniz… Tek bir hücrede başka bir mahkûmla aylarca bekleme riskini alırsınız. O zaman, zaten hüküm giydiğimi ve yedi aydan fazla bir süredir henüz yargılanmamış mahkumlar gibi yaşadığımı belirtmeliyim. Dolayısıyla biçim değişikliği, yalnızca bir hücrede iki olma gerçeğini ifşa etmeye yaradı. Şimdiki, daha önce bulunduğum diğer modülden biraz daha iyi, ama bu sefer sorun tüm modülün virüs tarafından sınırlandırılmış olması. Bir süre önce hücremi kapattılar ve buradaki bu modülün, CD 1’in şimdilik sınırlı olduğunu söylediler. Yani yayılacağı gibi yayıldı tabii ki, çünkü hiçbir engeli yok. Genel olarak pek bir fark yok, aslında Fransa’da “saygı modülü” ilkesini İspanya’dan kopyalamışlar. Saygı modülü, belirli yükümlülüklere, belirli görevlere, belirli alışkanlıklara, davranışlara sahip olduğunuz belirli bir modüldür. Örneğin, seçtiğiniz haftada 25 saat aktivite yapma zorunluluğu. Var olan aktiviteler sonsuzdur. Hücrede kalmamak için saatlerce aktivite yapıyorum. Spor yapıyorum… açıkçası burası diğer yerlerden daha iyi ama neyse, hapishane hapishanedir. Son olarak dışarıda olup herkese varlığı için içtenlikle teşekkür etmek, herkese sarılmak isterdim!

Çeviri: Barikat Haber

The post Anarşist Tutsak Claudio Lavazza ile Röportaj (Çev. Barikat Haber) appeared first on Barikat Haber.

]]>
Fransa: Açlık Grevindeki Rojava Savaşçısı Anarşist Hastaneye Kaldırıldı https://barikathaber.org/2022/03/fransa-aclik-grevindeki-rojava-savascisi-anarsist-hastaneye-kaldirildi/ Sat, 26 Mar 2022 12:57:46 +0000 https://barikathaber.org/?p=30094 Rojava’da savaşan ve geri döndüğünde Fransa devleti tarafından tutsak edilen anarşist Libre Flot, 27 Şubat günü serbest bırakılma talebiyle açlık grevine başlamıştı. Açık grevinin 27. günündeki Flot, hala serbest bırakılma talebini sürdürüyor. Freedom News’in haberine göre Flot geçtiğimiz Cumartesi günü muayene için hastaneye kaldırıldığında şiddetli göğüs ağrıları yaşıyordu ve rahatsızlığını “kalpte keskin ağrıya eşlik eden...

The post Fransa: Açlık Grevindeki Rojava Savaşçısı Anarşist Hastaneye Kaldırıldı appeared first on Barikat Haber.

]]>
Rojava’da savaşan ve geri döndüğünde Fransa devleti tarafından tutsak edilen anarşist Libre Flot, 27 Şubat günü serbest bırakılma talebiyle açlık grevine başlamıştı. Açık grevinin 27. günündeki Flot, hala serbest bırakılma talebini sürdürüyor.

Freedom News’in haberine göre Flot geçtiğimiz Cumartesi günü muayene için hastaneye kaldırıldığında şiddetli göğüs ağrıları yaşıyordu ve rahatsızlığını “kalpte keskin ağrıya eşlik eden güçlü göğüs basıncı” olarak ifade etti. Muayene edilmek üzere hastaneye sevki sırasında dokuz saat boyunca silahlı adamlar tarafından denetlendi. Flot’un arkadaşları “ruhu iyi olsa da gücünün azalmakta olduğunu” belirtti. “Yerinde durmakta, hareket etmekte vs. zorlanıyor.”

Perşembe günü tekrar kabul edildi, 10 Mart’tan bu yana doktorlara ve gerekli bakıma açık erişim olmaksızın tecritte tutularak sağlık haklarını sürekli olarak hiçe sayan cezaevi yetkililerinin etkisini hafifletmek için bir süredir istediği bir şeydi.

Ne Olmuştu?

8 Aralık 2020’de Fransa’nın çeşitli noktalarında 9 anarşist Fransız anti-terör polis birimi DGSI tarafından gözaltına alınmıştı. “Terörist saldırı planlayan bir suç örgütünde” yer almakla suçlanıyorlardı.

Bazıları aylarca mahkeme öncesi gözaltında tutulduktan sonra, birisi hariç hepsi serbest bırakıldı. Yargılanmayı bekleyerek ve adli kontrol altına alındılar. Birbirlerini tanımayan bu kişiler, uzun süre boyunca araçlarına kayıt cihazı yerleştirilmesi gibi dijital gözetim ve fiziki gözetim yöntemleriyle uzun süre devlet tarafından gözetim altında tutuldu.

Hâlâ hapsedilen ve yargılanmayı bekleyen Libre Flot, ziyaretçilere sınırlı erişimle hücre hapsinde tutuluyor. Diğer sanıklar serbest bırakılırken Flot’un kötü koşullarda sürmekte olan tutsaklığının yasal gerekçesi olarak mahkemenin onu “örgüt lideri” olarak tanımlaması söyleniyor.

Şubat ayının başlarında, Libre Flot’un duruşmadan önce serbest bırakılması talebi bir yargıç tarafından reddedildi.

“Birbirini tanımayan 7 insanı terör örgütü kurmakla suçladılar”

Libre Flot, açlık eylemine başladığını duyurduğu mektupta şu sözlere yer vermişti: “Son 14 aylık süreçte, devletin kriminalize etmeye çalıştığı şeyin benim siyasi görüşlerim ve IŞİD’e karşı savaşta Kürt YPG güçlerine katılmam olduğunu anladım. Birbirini tanımayan 7 insanı örgüt üyeliğiyle suçlamalarının üzerinden tam 14 aydan fazla süre geçti.”

Devletin gözetleme baskısına ilişkin Flot, “14 aylık süreçte en az 10 ay boyunca takip edilmeme, aracıma, evime bözek yerleştirilmesine, yatağımda bile gözetlenmeme rağmen devletin suçlamalarına dair hiçbir şey kanıtlanmadı.” ifadelerini kullanmıştı.

The post Fransa: Açlık Grevindeki Rojava Savaşçısı Anarşist Hastaneye Kaldırıldı appeared first on Barikat Haber.

]]>